SARMAL

Pixabay

    Hayatım boyunca hiç bu kadar güzel bir tanım duymadım: Bir sarmal, hiçbir şeyin etrafına yukarıya doğru dolanan, yılansız bir yılandır. Sonra fark ettim ki bu tanım sarmalın ne olduğunu bildiğim için harika bir tanım. Ama ya bilmeseydim. Bu kadar kolay aklımda canlandırabilir miydim? Sanmıyorum. Bir kere şu hiçbir şey! Nasıl bir hiçbir şey bu? Yok ama varmış gibi düşünebileceğimiz bir şey. Hiçbir şey benim hayalimde herşey olabilir. Uzun ince ama var olmayan bir silindirin etrafında yukarı doğru dönen upuzun bir yılan gibi hayal etsek beni daha çok yaklaştırırdı gerçeğine. Tabi dönüş aralıkları da aynı oranda olmalı, muntazam. Biri daha geniş ya da daha dar değil.

    Sarmal bir şekilden ziyade bir durumu ifade etmek için de kullanılıyor, içinden çıkılamaz bir durumu. Aynı şeyin etrafinda dönüp dolanmak gibi, bir yere varamamak gibi, içinden çıkamamak gibi. Tam da içinde bulunduğumuz durumu özetleyen bir kelime değil mi? Bizler de hep aynı şeyin etrafinda dolanıp aynı sonuca doğru hareket etmiyor muyuz? İlerliyoruz gibi görünüyoruz ama arkada bıraktığımız tek şey zaman. Aynı sebepler aynı sonuçları doğurur. Tekrar, tekrar ve tekrar üst üste aynı çemberleri dizerek uçlarını birbirine tutturarak kendi sarmalımıza kendi çaresizliğimize hapsoluyoruz. Döngü kırılır mı, aynı şeyin etrafında bıkmadan usanmadan ama hep ağlaya ağlaya dönmeye devam eder miyiz? İnsan kendine bunu yapar mı? 6 şubat 2023! Ucu acıyla, pişmanlıkla, kayıpla, gözyaşıyla kıvrılan bir takvim günü daha.

Yorum bırakın