Zaman

angel-art-artistic-187069

Mavi ile Yeşil iki küçük peri imişler. İki yaramaz peri. Çok sıkıldıkları bir gün bacaklarını sallaya sallaya bir ağacın dalına tünemiş otururken nasıl bir haşarılık yapsak da zaman geçse diye kara kara düşünürlerken zamanı yakalamaya karar vermişler. Zamanı yakalayıp kör bir kuyuya hapsedeceklermiş. Ağlamaları, sızlamaları duyulup da kendini bilmezin biri onu kurtarmasın diye derin mi derin bir kuyu olması çok önemliymiş. Aramışlar durmuşlar, lakin öyle bir kuyu bulamadıklarından arzın merkezine kadar yaklaşan bir kuyu açmışlar. İçinden çıkardıkları taşla toprakla koca bir dağ oluşmuş. Zamanı oraya hapsettiklerinde kuyunun ağzını da o dağla kapatacaklarmış.
Şimdiiiiii, işin asıl zor olan kısmı gelmiş kapıya dayanmış. Bu zamanı daha evvel hiç gören de sesini işiten de olmamış. Neye benzediği belli değilmiş. Hasbelkader karşılaşsalar yanlarından geçip gitmesi olası imiş. Koyulmuşlar yola, adını seslene seslene aramakmış planları zaman, zaman, zaman diyerek. Bu işi de sırayla yapıyorlarmış aralıksız. Ama başladıkları yere dönünce elleri boş, hiç de iyi bir fikir olmadığını anlamışlar bunun. Pes etmeye niyetleri yokmuş ama, henüz yokmuş. Tuzaklar kurmuşlar olmamış, tavlamak için güzel bir kadın olmuş biri, biri yakışıklı bir adam, yine olmamış. Büyü yapmayı denemişler, o da tutmamış. Yıllar sürmüş çabaları. Artık neredeyse o kadar yaklaşmışlar ki pes etmeye, o ağaç var ya hani, yıllar evvel zamanı yakalayıp tutsak etmeye karar verdikleri o ağaç, çok yaşlandığını fark etmiş Mavi, başını Yeşil’ in başına yaslamış kederine boğulmuş bir şekilde ağacı seyrederken. Buldum demiş Mavi, buldum. Ne kadar da aptalmışız, ne büyük bir oyun oynamış bize zaman. Bu ağacın içine saklanmış, için için bizle alay etmede. Un ufak etmişler ağacı da ne zaman çıkmış içinden ne bir şey. İşin kötüsü üstüne tünedikleri ağaçtan da olmuşlar. Offfffff demiş Yeşil offfffff, zaman diye bir şey yok aslında. Bu sadece insanların uydurması. Ve onlar da aynı insanların birçoğu gibi bulamadıklarını, göremediklerini yok saymışlar…

Yorum bırakın